Son Güncelleme Tarihi : Kasım 26, 2019
Tahmini okuma süresi : 2 Dakika

Risturn istisnası nedir?


Risturn istisnası olarak adlandırılan vergisel uygulama, kooperatifin kurumlar vergisi miktarı hesaplanırken pozitif gelir-gider farkına katkı yapan bazı gelir kalemlerinin hesap dışı bırakılması (yani kurumlar vergisinden istisna edilmesi) anlamına gelir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi kanunu (5. maddenin i bendi) bu uygulamayı şöyle tanımlar:

“Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim kooperatiflerinin, ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar” kurumlar vergisi hesaplanırken istisna edilecektir.

Buna göre,

  1. Tüm kooperatifler için, yönetim gideri olarak ödenen paraların risturn sayılabilmesi için kooperatif tarafından üyelere “iade edilmesi” gerekmektedir. İade halinde miktar kurumlar vergisinden istisna edilecektir.
  2.  Tüketim kooperatiflerinde, ortakların satın aldığı malların kıymetine göre hesaplanan risturnların istisnadan yararlanabilmesi için satın alma fiilinin, “kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılama” amacına dayalı olması gerekmektedir. Kooperatiflerin ortaklarına bu maddelerin dışında sattıkları mallardan (elektrikli ev aletleri, halı, mobilya v.b.) sağladıkları kazançlar kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Ortaklarla yapılan muamelelerden doğan kazancın, şahsi ve ailevi gıda ve giyecek türü mallara ilişkin olan kısmının ayrımında, bu tür mallara ilişkin olarak ortaklarla yapılan iş hacminin, kooperatifin bu kapsama girmeyen işlemlere ait iş hacmi de dahil olmak üzere genel iş hacmine oranı esas alınacaktır.

Yukarıda tanımlanan “risturnların ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden veya aynı değerde mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına engel değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık
statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan oranı esas alınır”.

Buna göre; ortaklarla yapılan işlerden doğan kazançlarla, ortak olmayan kimselerle yapılan işlerden doğan kazançların ayrı tutulması gerekmektedir. Ayırma işleminde, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine oranı esas alınacaktır. Burada öncelikle, ortaklarla ortaklık statüsüne göre yapılan yıllık iş hacmi saptanacak, daha sonra bu tutar, ortaklık dışındaki kişilerle yapılan iş hacmi de dahil olmak üzere kooperatifin yıllık genel iş hacmine oranlanacaktır. Bu şekilde hesaplanan risturnların ortaklara dağıtılması halinde, dağıtılan bu kârlar ortaklar açısından kâr dağıtımı olarak değerlendirilmeyeceğinden, kazanç ve kâr dağıtımı niteliğinde sayılmayan bu tutarların kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması veya ortaklarca gelir vergisi beyannamesi ile beyanı da söz konusu olmayacaktır.

Örneğin;

  1. Bir tüketim kooperatifi bir yıl boyunca ortaklarından yönetim gideri adı altında 10.000 TL almış olsun.
  2. Aynı yıl içerisinde kooperatif, ortaklarına kişisel/ailevi ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla 50.000 TL, ortak olmayan müşterilerine ise 75.000 TL satış yapmış olsun. Bu satışlar ayrı muhasebe defterlerinde tutulmuş olmalıdır.
  3. Demek ki ortaklar ile iş hacminin genel iş hacmine oranı 50.000 TL / 125.000 TL’den %40’tır.
  4. Varsayalım ki, Kooperatifin yıl sonunda ticari bilanço karı (pozitif gelir-gider farkı) 65.000 TL olsun.
  5. Kooperatif yönetim gideri adı altında ortaklarından topladığı 10.000 TL’nin 5.000 TL’sini iade kararı almış olsun. Bu rakam ticari bilanço karı olan 65.000 TL’den düşülür. Kurumlar vergisi hesabında 60.000 TL kalır.
  6. Ortaklar ile iş hacminin genel iş hacmine oranı %40 idi. Öyleyse 60.000 TL’nin %40’lık kısmı (24.000 TL) ortaklarla yapılan işlemlerden doğan kazançtır, ve kurumlar vergisi hesabına dahil edilmemelidir. Kurumlar vergisi hesabında 36.000 TL kalır.
  7. O yıla ait devletin belirlediği kurumlar vergisi oranı %22 ise; 36.000 TL’nin %22’si olan 7.920 TL kooperatifin kurumlar vergisi olarak hesaplanır.
  8. Şayet böyle bir istisna olmasaydı, kooperatif ticari bilanço karı olan toplam 65.000 üzerinden kurumlar vergisi hesabı yapacak ve toplam 14.300 TL vergi tahakkuk edecekti. Görüldüğü üzere bu istisna kooperatifler için önemli bir avantaj oluşturmaktadır.

Kaynaklar :

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
Gelir İdaresi Başkanlığı ( https://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/Tebligler/5520/5.html )

 

Paylaş :
Etiket :
Bu makale size yardımcı oldu mu?
Hayır 0
Görüntülenme Sayısı : 901
Sonraki: Genel kurul toplantıları birleştirilerek yapılabilir mi?